Ebedî Yolculuğun Sadık Refiki: Kurban
Kurban ibadeti, sadece mali bir fedakârlık ya da şekli bir ritüel değil; kulun Rabb’ine olan sadakatinin, takvasının ve teslimiyetinin en somut nişanesidir. Gönülleri birbirine yaklaştıran bu ilahi ikram, aslında insanın kendi nefsinden geçerek "En Sevgili"ye yönelme çabasıdır. Bu yolculukta seçilen kurbanlık, bir hayvandan öte, müminin niyetini taşıyan bir emanet ve ahiret yolculuğundaki sadık bir refik hükmündedir.
Hediye, en güzelinden olandır.
Eskilerin "Allah için en iyisi kesilir" düsturuyla hareket etmesi, bu ibadete verilen değerin bir tezahürüdür. Evla olan; her organı sağlam, sağlıklı ve gürbüz bir hayvanı kurban etmektir.
Benim kınalı bineğim, gelecekte yine beraber olacağız...
Hayvanın dişlerini, gücünü ve kuvvetini büyük bir titizlikle kontrol ederken, aslında ona sadece bir kurbanlık gözüyle değil, emaneti sahibine ulaştıracak kutlu bir yol arkadaşı nazarıyla bakılır. Ellerin hayvanın tüylerine değdiği o an, aradaki mesafeler erir; korku yerini derin bir teslimiyete, heyecan ise vakur bir sükûnete bırakır. Onu şefkatle sevmek ve kulağına o can alıcı cümleyi fısıldamak; "Benim kınalı bineğim, gelecekte yine beraber olacağız..." demek, aslında geçici bir veda değil, ebedî bir buluşmanın ilk sözleşmesidir.
Bu fısıltı, Sırât’ın karanlığında sahibini tanıyan, ona yol gösteren ve menzile ulaştıran nurani bir bineğe dönüştüren o ince ruhun en berrak yansımasıdır. Zira mümin bilir ki; bugün Allah rızası için ikram edilen her bir nefes, yarın en zorlu geçitlerde sahibini selamete taşıyacak sadık bir refike dönüşecektir. Bu şuurla yaklaşıldığında kurban, bir canın feda edilmesi değil, bir canın ebediyete iadesi ve sahibine şahit kılınmasıdır.
İbadetin Sıhhati ve Gönül Huzuru
İbadetin sıhhati için kurbanlığın azalarının tam, besili ve sağlıklı olması şarttır. Kaynaklarımızda belirtilen temel esaslara göre:
-
Sağlık: Hayvanın diri, canlı ve hastalıksız olması esastır.
-
Kusursuzluk: Gözün kör olması, boynuzun kökünden kırılması veya ayağın kesilecek yere gidemeyecek kadar aksaması gibi ağır kusurlar bu kutlu yolculuğa engel teşkil eder.
-
Teslimiyet: Kurban bir vahşet değil; hastalığa şifa, dertlere deva ve mümin için mutlak bir menfaattir.
Unutmamak gerekir ki; kestiğimiz kurbanın ne eti ne de kanı Allah’a ulaşır. O’na ulaşacak olan, kalplerimizdeki o tertemiz takva ve gösterişten uzak samimiyettir.
İşte tam da bu manevi derinlik ve titizlikle seçilen kurbanlıkların önemini Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle beyan buyurmaktadır:
📜Hadis-i Şerifاِسْتَفْرِهُوا ضَحَايَاكُمْ فَإِنَّهَا مَطَايَاكُمْ عَلَى الصِّرَاطِKurbanlarınızı, kuvvetli ve kusursuz olanlarından seçiniz. Muhakkak onlar, Sırât üzerinde sizin bineklerinizdir.
📖 Münâvî, Feyzu’l-Kadîr
Bu nebevî müjde, kurbanın sadece bu dünyadaki bir yardımlaşma veya paylaşma vesilesi olmadığını; aynı zamanda ötelerde bizi bekleyen, sadakatiyle tanınan bir şahit olduğunu fısıldar. Kalple yapılan her ibadetin, ihlasla atılan her adımın ahiret yurdunda nasıl bir sürura ve aydınlığa dönüştüğünü, salih zatların müşahedeleri bizlere en güzel şekilde özetlemektedir. Gönül gözü açık olanlar için kurban; sadece bir vecibe değil, Sırât’ın karanlığında bir nur, menzile güvenle ulaştıran ebedî bir refiktir.
Dünya sürgününde "Allah için en iyisi" diyerek seçtiğimiz o dilsiz dostlar, aslında mahşerin o en zorlu anında lisan-ı hal ile imdadımıza yetişen birer selamet vesilesidir. Samimiyetle boynuna sarıldığımız, yemini suyunu elimizle verdiğimiz her kurbanlık; niyetimizin saflığı nispetinde güçlenir ve sahibini bekleyen kerem sahibi bir bineğe dönüşür. İşte bu hakikatin, zamanın ve mekânın ötesinden bizlere ulaşan hikmetli bir nişanesini, salihlerin dilinden dökülen şu rüyada bizzat müşahede etmekteyiz:
Bir Dirhemle Kurtuldu, Kurbanı Bineği Oldu
Ahmed bin İshak'tan hikâye olundu:
(Şâfiî mezhebi âlimlerinden birisidir. 871 senesinde doğmuştur. İlim öğrenmek için Horasan, Bağdat, Basra, Mekke ve daha başka yerleri dolaştı. 953 senesinde vefât etti.)
Buyurdular ki:
Benim bir kardeşim vardı. Fakir olmasına rağmen her sene bir kurban keserdi. Vefat edince kendisini rüyamda görmeyi istedim ve o maksatla iki rekât Allah rızası için namaz kıldım. Ve: 'Ya Rabbi! Bana kardeşimi rüyamda göster, ona halinden sual edeyim' dedim. Sonra abdestli olduğum halde uyudum.
Rüyamda gördüm ki, kıyamet kopmuş, insanlar kabirlerinden kalkmışlar, mahşer yerine toplanmışlar; benim kardeşim bir boz renkli atın üzerine binmiş, önünde de koyunlar vardı. Ben kardeşime:
— 'Allahü Teâlâ Hazretleri sana ne işledi?' diye sual ettim.
— 'Allahü Teâlâ Hazretleri beni mağfiret eyledi' dedi.
Mağfiret olunmasının sebebini de şöyle anlattı:
— 'Bir fakir kadın vardı. Ben ona verdiğim bir dirhemlik sadaka sebebiyle mağfiret olundum' dedi.
— 'Ya bu önündeki davarlar nedir?' dediğimde:
— 'Bunlar dünyada kestiğim kurbanlardır ve altımdaki ise ilk kestiğim kurbandır' diye cevap verdi.
— 'Ne tarafa gidiyorsun?' dedim.
— 'Cennet-i Âlâ'ya gidiyorum' dedi.
(Sinaniyye)
Hülasa Olarak
Bütün ibadetlerimizde olduğu gibi kurbanda da aslolan; yapılan işin gösterişten uzak, sadece Allah rızası için ve büyük bir samimiyetle yerine getirilmesidir. Önceki ümmetlerin kurbanları kabul olunca bir ateşle yok edilirken, Ümmet-i Muhammed’e bu kurbandan hem faydalanma hem de sevdiklerine ikram etme hakkı verilmiştir. Bu, Rabbimizin bizlere olan hususi bir merhameti ve lütfudur. Hayat planlarımızı O’nun rızası doğrultusunda şekillendirmeli, sevdiğimiz her şeyden O’nun için vazgeçebilme cesaretini göstermeliyiz.
Zira kurban; ne sadece bir et ne de sadece bir kandır; o, insanı Rabb’ine, gönülleri de birbirine yakınlaştıran ilahî bir sofradır. İhlasla ve özenle seçilen her kurbanlık, bu dünyada bir teslimiyet nişanesi, ahirette ise bizleri selamete ulaştıracak olan ebedî yolculuğun sadık bir refikidir. Bu bilinçle hareket etmek, kurbanı bir görevden öteye taşıyıp Sırât üzerinde bizleri taşıyacak kuvvetli bir bineğe dönüştürecektir.
Ferah Kurban
İbadetiniz Tam, Gönlünüz Ferah
25 yıllık tecrübeyle, İslami usüllere tam riayet ederek kurban ibadetinizin her adımını güvenle tamamlamanıza yardımcı oluyoruz. Siz sadece ibadete odaklanın, gerisini biz halledelim.
Formu doldurun, biz arayalım


